Bu Blogda Ara

Translate

17 Mart 2018 Cumartesi

Eski bir iletiden: "Deneyimleri Tasarlamak"

Modern hayatta çoğumuzun elde ettiği bir şey var, hayatta kalabilmek için efor sarfetmemek. Nedenini basitçe açıklayalım, 1900'lü yıllara göre gelişmiş olan teknoloji, bulunduğun coğrafyanın nispeten dünyanın geriye kalanına göre güvenliliği ve özgürlüğümüzden verdiğimiz feragatlar ile elde ettiğimiz başkalarının denetlenmesi durumu. Bunun bir kısmı aslında bizim için özgürlük daraltıcı olsa da sonuçta insan yaşamına eklenmiş olan bir süre olarak dönmektedir. 

Maslow'un Piramidi

Yukarıda ihtiyaçlar piramidini görüyoruz. Bu piramidin ilk iki katı için günümüz dünyası insanlık toplumunun yarısına uygun bir habitat sağlamaktadır.
"Geriye kalan %50'nin canı cehenneme" anlayışının varlığı başka yerde sorgulanacaktır.

Üstteki 3 basamak için tartışmalara başlamış olduğumuz dünyada piramit farklı bir yöne doğru gitmektedir. Aslında içerik çok basit bir şekilde kurgulanmış, mutluluk dediğimiz şey bireysel bir durum. İhtiyaçlarımızı fark edip, bunları giderip, çevremizce güçlü bir birey olmuş olmak kendini gerçekleştirmiş bir birey olmak için yeterlidir. Ancak günümüz "tüketici toplum" anlayışında yeni ihtiyaçlar "yaratılmış" ve bu ihtiyaçlar ışığında kendini tamamlamak için harcanması gereken değerler değişmiştir. 
"Deneyimleri tasarlamak" derken, kişisel ihtiyaçlarına göre edinmek istediğin gelişim basamaklarını kendince çizeceği bir dünya yani "kaderi" çizmek demek istediğimiz yerden, reklamlar ile sosyal medya ile telefon objektiflerinden çıkanlar ile başkalarına göstermelik ve aslında kendin için ne tarz bir öneme sahip olduğunu çözemediğin bir dünyanın esiri olarak geçiyor günler. 

Olması gerekenleri tartışacağımız bir noktadayız. 

İnsan bireysel bir canlıdır, dünyada çizdiği çizgi hepsinden önce "individualist" olması gereken bir yerdedir. Kendini mutlu edecek şeyleri yaparak varlığını stres dengesinde ve kendini gerçekleştirerek yaşamış olacaktır. Bunun için yapması gereken her şeyi kendine göre tasarlaması gereklidir. Piramidin en üst basamağına gelince artık dışarıdan duyduklarından bağımsız bir şekilde "sanat için sanat" anlayışı gibi "yaşamak için yaşamak" anlayışına gelmiş, kendi ömrünü kendi imzasıyla tamamlamış bir birey olarak var olacaktır.

Başkalarının esiri olmadan, toplumsal birliktelik içinde özgürce yaşamak için "deneyimleri tasarlamak" işini bireyselliğe indirgemek en güzel teknik olacağa benziyor.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder