Bu Blogda Ara

Translate

12 Haziran 2016 Pazar

Kalıcılık ve Sonsuzluk

Bu sefer farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. İnsanlarla sohbetlerimde çok sık denk geldiğim bir mevzu olan; "Ben yazıyorum ama kimseye okutmuyorum." savında bulduğum hatadan.

Kendi görüşümden bahsetmek istiyorum öncelikle;


Bana göre, "dünya üstünde bir simyacının bulabileceği en önemli şey, demiri altın yapmak ise ve bunu bulan birisi bulduğu formülü bir kağıda yazsa, sonra o kağıdı bir sandığa koysa, sonra o sandığı saklasa bir sır olarak ve kimseye söylemeden ölüp gitse, sandık yansa, her şey silinip gitse bu formül var olmuş mudur?" sorusunun cevabı olmamıştır olacak.
Bütün bundaki tek görüşüm, paylaşıp ortak mirasın içerisine ekleyemediğimiz şeyler aslında var olan şeyler olmuyor.
Aynısını yazmak üstüne de söyleyebilirim. Her insan edebiyatçı değildir, amatörde olsa duygularını aktarma çabasında olabilir. Görüşünü belirtmek isteyebilir. Makale, fıkra, deneme, öykü hatta şiir yazabilir. Bütün bunları içerisinde bulunduğu duygunun en naif hali ile de yapabilir ancak sonuç olarak bu duyguyu insanlara aktarmanın yolu paylaşmaktır. Yani yazıyorum bir kağıda ama kimsenin okuyamayacağı bir yerde muhafaza ediyorum diyen insan sadece yazarak düşünüyordur benim için.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder