Bu Blogda Ara

Translate

saat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
saat etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2021 Pazartesi

Review: Zacharius Usta

Zacharius Usta Zacharius Usta by Jules Verne
My rating: 5 of 5 stars

Küçüklüğümün, hayallerimin, ufkumun ucundaki sonsuzluğa gitmem gerektiğini gösteren hikayelerin yazarından bir başka kitap daha.

Mekaniğin yaşam buduğu, bir zembereteki o potansiyel enerjinin ömre döndüğü dünyada becerikli bir ustanın her saatin ardında ruhundda bir parça bırakarak başladığı macerasında ölümsüzlüğü arayışını anlatan güzel bir öykü.

Avrupa'nın ortasındaki bu hikayede, her saat durunca insanın kalbinde ufak bir kayıp olduğu, yaptığı her saate ruhundan bir parça bıakan Zacharius Ustanın ise sona yaklaştığını hisediyoruz. O da yaşadığı her bayılma atağında bunu net bir şekilde anlıyor. Ama o kaybın temelinde saatler değil, insanın içinde başarı ile meydana gelen yenilmezlik hissi ve üstünlük duygusu gelmektedir.

Sonsuzluk uğruna yok olan bir ruhun güzel bir hikayesi...

View all my reviews

9 Temmuz 2016 Cumartesi

Dönüşüm

Başlığı Franz Kafka'dan çaldım içerik bana ait ama...


Günümüz koşullarında insan bedeninde 200 farklı hücre, 300'e yakın kemik, dünya üstünde iki turluk kement oluşturacak uzunlukta kan damarı, içinden akan tahmini 5 litre kan ile mecvut iki ayaklı bir yaratık oluştu. Memeliler familyasından olan bu yaratık, bir replikte de belirtildiği gibi davranışsal olarak "virüs" özelliği göstermekte ve tüketici bir parazit halini almaktadır.

Buradaki dönüşüme ise neredeyse deniz seviyesinden vakıf olduğum tarih bilgim ile bakacağım;

Öncelikle ilk benlik kazanmış insan varlığı (Adem-Havva benim için bu mantık içinde yer alıyor, evrimsel bakış, gelişim basamaklarının getirdiği bilimsel açıklama buradan geliyor diye düşünüyorum.) çoğalma ve hayatta kalma içgüdüsü güttü. Az yiyecek döneminde çok sevişme, kontrolsüz çoğalma, dürtüler, toplanan artıklar, yırtıcı hayvanlar, silah-ateş-tekerlek-yazı-mürekkep-barut... derken günümüz dördüncü sanayi devrimine geldik.
25 yıla yakın bir zaman dilimi barındıran 3 boyutlu yazıcılar, bugün evimize giren geçmişi 20 yıl önceye dayanan sanal gerçeklik gözlükleri, telefonlarımızda gururla yarıştırdığımız ama 2. Dünya Savaşından önce kullanılan çözünürlük değerleri olan fotoğraf makinelerimiz ile üsteki yaşamak için tüketmek değişimini yaşadık.

Günümüz dünyası; plansız yaşayan, hatta yaşayan demek yerine yaşatılan yönlendirilen ve yarıştırılan biz insanlarla dolu.

Ufak bir test yaparak yazımı bitirmek istiyorum;

En son ne zaman kendiniz için bir şey yapmak amaçlı saatin kaç olduğuna baktınız?