Bu Blogda Ara

Translate

kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2026 Salı

Review: Hükümdar

Hükümdar Hükümdar by Niccolò Machiavelli
My rating: 5 of 5 stars

Metaforlar bazen anlatımın en güçlü tarafı olarak karşımıza çıkmaktadır. Machiavelli, anatominin farklı bir yönünü yani ülkelerdeki ve yönetimdeki yapılanmanın anatomisini ortaya çıkartıp teşhis koymadan önce anatomisini anlamak gerektiğini vurgulamaktadır. Bu kitabın temelinde 2 ana parçaya bölünen yönetim şekli ele alınıyor, tek bir kişinin ya da halkın temsilcilerinin yönetim algoritmaları.
Prenslik mevzusunda ise birisinin ilk defa ele geçirdiği, değişimin soğuk rüzgarlarında büyük savaşlar getirecek olan bir yönetim veya kan bağı ile gelen daha güçlü ve oturmuş bir yapı ile kendini gösteren haldedir.
Toplumun belki en büyük problemi olan "eylemsizlik" durumu yani yeniliğe karşı gelmeyi görmekteyiz bu kitapta. Dönemsel geçişlerde ortaya çıkan farklı yapılar mevcuttur. Devlet bir aygıt ise yapılanmanın içi ve dışı birbirinden farklı olarak görülmektedir. Bu süreçte bir hafıza ve kara kutu gibi yapılanma ile kendini göstermektedir.
En güzel sorulardan birisi "yozlaşma" nedir? Kibrin farklı bir yapısı olarak karşımıza çıkıyor olabilir mi? Tek yöne esen bir rüzgarın ortaya çıkardığı derin erozyon mudur?
Kitapta tarihten güzel bir örnek var, Floransa'da halkın yönetimini sürdüren yapılanmanın temelinde yer alan tarikat ve onun başında görülen ve peygamber gibi algılanan tarikat lideri ile Papa arasındaki meydana gelen zıtlık. Bu sürecin devamını tahmin etmek zor değil, ihtiyaçlar piramidinin kendisi beslenme ve barınmayı temele koyunca, Papa tarafından da gelen ambargo tehdidi de ortada olunca seçim çok zor gerçekleşmedi. Tüccarların temelini oluşturduğu yerde, düşünceler yerini ticari anlaşmalara bırakır sonuçta... Girolamo Savonarola buna güzel bir örnek oluşturmakta ve Machiavelli için temel kuralı meydana getirmektedir:
"Silahsız peygamberlerin hepsi mahvolur, silahlı olanlar ise ayakta kalır."
Reformcunun en büyük düşmanı, eylemsizliğin temeli olan eski düzenden beslenen o güçlü ve oturmuş kişilerdir. Şüpheci insanları değiştirmek için ortaya çıkan temel sonuç ise bir grup kaybeden ve kazanandır. Kaybedenlere en büyük miras ise öfkedir. Bu öfke ise, her zaman büyük bir tehdidin doğmasına neden olabilir. Reform denkleminde en büyük çatışma ve fiziğin temel kuralı böyle ortaya çıkmaktadır.
Machiavelli'nin en önemli analizlerinden biriside savaş döneminde ortada olan paralı askerlerdir. Kuşatmanın ortaya çıkarttığı zaafiyeti görünce, para ile inanç arasındaki farkı görmektedir. Buradan da güzel bir kural ortaya koymuştur, "Başkasının güçlenmesine neden olan, kendi yıkımına neden olur.".
Bir başka denklem ise, iktidarın kazanılması için hem şiddeti hem bağışlayıcılığı ortaya koymak temeldir. Bu süreçte kötü kararları başkasına verdiren "prens" sonraki süreçte cezası ile vahşeti gösterirken, bağışlayıcı ve affedici yönünü de göstermektedir. Tarihte sürekli saldırganlık ile kendini gösterirken iktidarı eline alsa da sevgiden uzak ve bağlılık görmeden meydana gelmektedir.


View all my reviews

18 Aralık 2025 Perşembe

Review: Frankenstein

Frankenstein Frankenstein by Mary Wollstonecraft Shelley
My rating: 5 of 5 stars

Herkes için "Modern Prometeus" temalı, 1819 yılında yazılmış bir kitap...

Ancak böyle bir kitap için bilinmesi gereken mühim şeyler var. Darwin ile başlayan önemli bir akışın, sanayi devrimi ile desteklenmesi önemli bir yapım. Bununla birlikte Lord Byron ve John William ile Genova'da yaşamının büyük etkisi olduğu ortada.

Kitap üzerine düşüncelerimi ortaya koyacak isek; dış görüntü ile düşünceler arasındaki çatışmanın ortaya çıktığı bir çatışma görmekteyiz. İnsan hayatı içinde en büyük sav
aşı olan ölümsüzlük üzerine kurulu bir öykü olarak görünmektedir. Kitabın ise içinde en büyük durumun kendisi ve Tanrısal bir karşılığı olan "Canavar" ismi ile gördüğümüz isimsiz kahramanın çatışması üzerinden incelenmektedir.
Bu Canavar / iblis, hayatın içindeki gözlemleri ile kendini geliştirdikçe yalnızlık içinde olduğunu görmekte ve üzerine yaratılışın Adem figürü ile kendisini karşılaştırdığında kendi eksikliğini ve yalnızlığını görmektedir. Bunla birlikte başlayan ve sürekli kendi şekli ile red edileceğini anlayan İblis, tüm bunu aşmaya çalışırken Frenkenstein ile kavgası başlıyor. Bu kavga sonrasında başlayan intikam hissi en sonunda karanlığa saplanmış bir İblis ve bir Frenkenstein ile düşünceler içinde biten bir kitap...

Not: 2025 yılında yayınlanmış olan filmin uyarlama şekli kitaptan farklı bir senaryo meydana getirse de o da aynı çatışmayı farklı bir yolla karşımıza çıkartmaktadır.


View all my reviews


22 Ağustos 2025 Cuma

Review: Erken Gelen Turnalar - Sultan Murat

Erken Gelen Turnalar - Sultan Murat
My rating: 5 of 5 stars

Savaş döneminin farklı tarzları ile hayatın içinde güzel bir öykü kitabı olarak çıkmakta olan bu kitap, Cengiz Aytmatov'un betimleyici güzellikleri ile karşımıza çıkmaktadır.

Savaşın ortaya çıkardığı önemli bir durum ise bozulan aileler olarak karşımıza çıkıyor. Evdeki iş bölümü bu süreçte bozulmalar ile karşımıza çıkmaktadır. Evlerden giden yetişkin erkekler ve sonrasında bozulan üretim, komünist yaklaşım sonrasında gelişen diğer olaylar...

Sultan Murat ve ortaya çıkardığı değerler ile karşımıza çıkan bu öyküde hayatın en gerçek özelliklerini ve gerçekçi bir tasvir ile okuyabilmek, yazarın bize sunduğu büyük bir ziyafete dönüşmüş. Bu kitabın içerisinde ise bir ovada hayatta kalma savaşını hem savaşan bir milletten, onların geride kalan ailelerinden, sorumluluğu çocuk yaşta omuzlarına alan bireyler ve onlara yol gösteren gazilerden ve tüm bu denklemin içinde kötülükleri baki olan diğer hayinlerden okumak, o ana tanıklık edecek ruhu kazandırıyor.

View all my reviews

7 Mayıs 2025 Çarşamba

Review: Dünyalar Savaşı

Dünyalar Savaşı Dünyalar Savaşı by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

İnsanlık tarihine farklı bir boyuttan bakan nadide bir eser daha...

Yaşadığı yüzyıl içerisindeki ileri görüşlülüğünden daha ileri bir yeteneği varsa o da yorumlama yeteneği olarak düşünülebilir. Wells tarafından kitapta tarif edilen "Marslı" figürü başlı başına biz insanların aciz hayallerinin ne kadar yanlış bir tezahür ile karşımıza çıkacağını göstermektedir.

Dünya üzerinde yaşayan insan, doğaya hakimiyetini sağladığı andan beridir artan kibri altında boğulup, uçsuz bucaksız evren içinde yalnız hükmeden olduğu fikri ile gündelik hayatında iken gökyüzünden yer yüzüne düşen bir meteor-küre içerisinden dünya üzerinde o büyük istilaya gelen "Marslı" 'lar ile aslında insan-karınca savaşı içerisinde kaldığımızı çok net görüyoruz.
Varlığın gücünü daha güçlüyü görmeden anlamamak en büyük acizliğimiz olarak görülmek...

Wells tarafından imgelenen "Marslı" figürü, evrimin en temel prensibi olan gereksiz ve kendini geride bırakacak organlardan uzaklaşmış bir canlıyı tariflemektedir. Yaşayan bir organizmanın artan kognitif yeteneği ve gücü ile gereksinim duyduğu tek organı beyin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu beyne ait en önemli işlev ise duysal-motor işlevin devamı olarak karşımıza çıkmaktadır. Kitapta tasvir edilen bu canlıların ise yuvarlak, sindirim sistemi olmayan, gelişmiş bir göz ve el yapısı ile var olması bunun en temel özelliği olarak düşünülebilir. Yaşama fonksiyonu içinde yapılan en temel şeyin bir gıdaya ulaşmak ve onu sindirmek olduğu noktada sindirim olmadan bir enerji elde edebilecek şekilde evrimleşen canlının hemostazı içindeki en önemli niteli duysal evrene verilen yanıtların düzenlenmesi yani algılama, düşünme ve uygulamadan ibaret olacaktır. Bu kitaptaki en derin imge olarak karşımıza çıkmaktadır.

View all my reviews

7 Mart 2025 Cuma

Review: Medeni Bilgiler

Medeni Bilgiler Medeni Bilgiler by Mustafa Kemal Atatürk
My rating: 5 of 5 stars

Medeniyet, bu coğrafyada zamanla gelişen ve geliştikçe güzelleşen bir değerdi...

Orta Asya'dan başlayarak Anadolu ve çevresindeki o önemli toprak bölgesi olan Türkiye sathında yaşayan bir ulusun zamana göre şekillenen değerleri mevcuttur. Son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyet'i ise medeniyet devriminin en güncel halini karşımıza koymaktadır. Bu alanda ülkemizin kurucusu ve başkomutanı olan Atatürk tarafından kaleme alınmış olan notlarla meydana gelmiş olan bu kitap, medeniyetin adımlarını karşımıza çıkartmaktadır.
"Vatan çocuklarını eyi vatandaş olarak yetiştirmek için klasik tahsil programları arasında yer alan yurt bilgisinin ehemmiyeti malumdur." sözü ile başlayan bu kitap Gazi M. K. Atatürk tarafından Maarif Vekaletinin yapacağı tetkikat ve müzakereler ile hayatımıza girmiştir.
Devlet şekillerinin tarih sayfalarındaki değişimleri içerisinde, ulusun en temel değerlerini ve bilimin ışığında yükselişini gösteren Cumhuriyet'in ve ona ait her türlü enstrüman ile medeniyet beşiği içinde huzurla yükselen bir halkın tanımlanmasını sağlamaktadır.
Cumhuriyetin kuruluşu, Kurtuluş Savaşı ve İnkılaplar ile şekillenmiş olan Türkiye Cumhuriyet'inin tarihi örnekleri ile onun kaleminde incelemek ve fikirleri ile çağlara meydan okuduğunu görmek için önemli bir kaynaktır.

View all my reviews

21 Nisan 2023 Cuma

Review: Kumpanya

Kumpanya Kumpanya by Sait Faik Abasıyanık
My rating: 5 of 5 stars

Klasik bir Türk öykü doktirini belirlemek istesek, bu konuda net bir örnek teşkil edebilecek bir halk edebiyatı örneği olarak önümüze çıkacak bir kitaptır. Bu kitabın sayfaları arasında, asırların değişimi içinde bir planlama hatası örnekleminde gönlü geniş insanların masadaki sohbeti, hayalleri, bu hayaller içindeki gerçekçi varlıkları var. Tüm bunların yanında şark kurnazı insanların bifiil müracat ettiği o çıkar temelli oyunları da.

Sait Faik için ise, satırları arasında halkın içinden kopup gelmiş o güzel nükteler ve olayların ilhamı var. Oturduğu yerden bir sahili, oradan bir meyhaneyi gözlesen. Yan masada bir şeyler yerken, o içip sohbet eden, sohbet ederken ya ülkeyi yıkıp yeniden kuran ya da iş kurup zengin olana denk gelirsin. İşte o ateşli ama gerçeklikten uzaklaşmış bakış açılarının içinde bir olay örgüsüyle sohbetlerini kalemindeki güçle kitaba aktarmış. O ekibin içindeki gerçekçi bakış açısını da asla unutmamış.
Kitabın diğer örnekleri de, her öyküsü içinde farklı bir diyarda gezen o güzellik dolu bakışları içermekte.

View all my reviews

1 Şubat 2023 Çarşamba

Review: Kızıl Veba

Kızıl Veba Kızıl Veba by Jack London
My rating: 5 of 5 stars

Jack London benim için farklı bir niteliğe sahip olan klasik eserlerin yazarıdır. Bu yazısında da farklı bir tat verdi.
2012 yılında hayatın içine giren bir enfeksiyon, sonrasında yıkılıp giden medeniyet ve o medeniyetin yıkılışı evresinde insanların içindeki ilkel benliğin nasıl açığa çıktığının farklı bir hayalini hissediyor insan. Bir yerde "Walking Dead" dizisi gibi hissettiriyor anlattıkları, sarhoşlar veya vebalı insanların parçalanması şeklinde. Diğer tarafta modern salgınlar içinde nasıl bir gelecek bizi bekliyor onu anlıyoruz.
Belki de son pandemi deneyiminde bu kadar büyük bir buhran yaşamadık, anarşi hakim olmadı, devletler kontrolü kaybetmedi. Ama olası bir anarşinin sonunda yıkılacak devletler, yıkılacak olan medeniyetin habercisi gibi.
Dünyanın yok oluşu sonrasında yeni bir çağın başlangıcını da böyle hayal edebiliriz. Bizim evcil hale getirdiğimiz tüm değerlerin doğadaki seçici dönüşümde yok olup gidecek aciz canlılar olduğunu fark etmemiz gerekli. Sevdiğimiz o köpek ve kediler ilk başta bundan nasibini alacaklar arasında, tarlalarda yetişen bitkiler, elektirk ve diğer tüm teknolojik dünya da bundan nasibini alacak.
Bir distopya kitabı mı yoksa psikolojik analiz mi bunu da okuyan kişinin düşünmesi gerekli.

View all my reviews

1 Ekim 2022 Cumartesi

Review: Korku

Korku Korku by Stefan Zweig
My rating: 5 of 5 stars

Ünlü öykücünün farklı bir noktadan insan psikolojisini yakaladığı bir öykü olarak karşımızıa çıkıyor. Klasik bir arayış ve sonrasında gelişen yasak bir ilişki ve bunu fark eden bir sevgilinin kendi içindeki egoist cezasının bir insan ruhunu nasıl yıkıma götürdüğünün güzel bir anlatısı olarak gözümüzün önünde.
Hayatta elde edilecek her şeyi elde eden ruhun, yeni arayışları yıkıma doğru götürür. Ancak bu kitapta bir denklemi çok net hissediyor insan; yakalanma korkusu ve ceza korkusu arasındaki farkı.

Yakalanmak, anlık bir olayı yaşama olasılığı içinde, her an ruha işkence çektiren bir durum, sonsuz bir ızdırap haline gelen korku şeklinde ruhu kemiriyor. Bir itirafın tümk bu yıkımı durdurabileceği yerde, bir patlama ve olayın açığa çıkması da aynı sonu getirebilmektedir.
Diğer bir tarafta ise ne olduğundan bağımsız, nasıl olduğu ve sınırları belli olan bir cezanın korkusu mevcut. Sonunu bilen, sınırını bilen ruhun korkusu, yakalanma ve açığa çıkma sonrasındaki ızdırabı ile karşılaştırıldığında başlı başına bir hafiflik sebebi olarak görülmekte...

Bu kitabın satırlarında iki farklı perde gizli, ilki sonsuz veya sonlu iki korkunun ruha etkisi. İkincisi ise, kitabın ikinci karakteri olan avukatımızın insan ruhundan derinden anlamasıyla yaptığı o büyük olay. Ancak öyle bir noktada bitiyor ki hikayet, gerçek hayatın içinde en ufak bir hata ile ucu dönmez bir pişmöanlığın kollarından alacak olayları okuyorsunuz satırlarında.

View all my reviews

22 Haziran 2022 Çarşamba

Review: Görünmez Adam

Görünmez Adam

Görünmez Adam by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Bilimkurgu alanında farklı bir tadı olan kitap ve o tadı diğer kitaplarına da bulaştırmış bir yazar ile geçirilmiş güzel bir vakit olarak nitelendirilebilir bu kitap.

Jules Verne gibi birisinden hayal dünyamızı geliştiren kitaplar okuyarak bir dönem geçirdikten sonra, bunun üstüne modern bilim eğitimini almış kişilerin okurken içindeki derinlikte kaybolacağı özellikler içeren güzel bir kitap. Görünmezliğin anlatımı sırasında, "cidden bu böyle" diyerek gidiyorsun. Sonra bir yerde "evet bunu yapınca saydamlık oluyor" derken, bu adam o dönemin bir simyacısının anılarını anlatmış diyorsun.

Her bölümünde farklı bir durum olan kitapta bir de psikolojik yön var. Bilimsel olarak görünmezliği elde etmiş bir birey için, dünyadaki gücü ve o güç zehirlenmesinin meydana getireceği değişim nedir? Başta en ufak bir zarar verme isteği olmayan bir bilim insanının, korku imparatoru olma güdüsünü tetikleyen ve içgörüsündeki o kaybı/değişimi sağlayan olay nedir?

Güzel soruların eseri bir kitap.


View all my reviews

19 Ocak 2022 Çarşamba

Review: Zaman Makinesi

Zaman Makinesi Zaman Makinesi by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Ütopik bir teorem olarak 4. boyut içinde seyehat ve bunun gerçekliğini nasıl ispat ederiz sorununun tartışıldığı farklı bir eser olarak karşımıza çıkıyor.

İnsan birbirine dik 3 ekseni içeren boyutun içinde ve hangi yöne dik olduğunu tabir edemediğimiz 4. boyutta bir hareket içinde ilerlerken, sıkışıp kaldığı evrenin tanımını yapmak konusunda başarılı sonuçlar ortaya koyamıyor. Hayal gücümüz ve mantığımız bize limitli bir bakış açısı sunuyor. Kitabın sayfaları arasında olası bir kırımda bizi neler bekleyebilir sorusu tartışılıyor.

Günümüzden binlerce yıl sonra dünya üzerindeki yaşamın nasıl olacağı konusu sadece bir hayalden ibaret. Bildiğimiz 10'dan fazla insan türünden elemine olarak gelen Homo sapienslerin, bundan binlerce yıl sonra devam eden evrim basamaklarında farklı türler için ilk adımı oluşturabileceğini de unutmamak gerekli. Yazar, günümüzden 8000 yıl sonra değişen insan kavramnını ve üretim ilişkisini kendi ütopik evreninde tanımlarken bize evrimsel bu farkındalığı çok güzel anlatıyor. Bizm 4. boyut içine sıkışan bakış açımızdan kurtulup, an dışındaki dünyada, yaşamsal döngüyü sorgulama yeteneğimiz; günümüz mantığında sadece "delilik" tabiri içerisinde yer alacaktır.

View all my reviews

4 Aralık 2021 Cumartesi

Review: Cevapsız Ağrı

Cevapsız Ağrı Cevapsız Ağrı by Umay Umay
My rating: 5 of 5 stars

Şiirlerin ve şarkıların birlikte yol aldığı beden...

Kitaplarından birisini eline alıp okurken, satırların içindeki farklılıklarda kayboluyor insan. Bu şiir kitabında da, şairin yatak odası, salonu, mutfağındaki dünyası ve ondaki eksikler var.
Bir kaç satırını paylaşarak kitabı özetlemek istiyorum...

"henüz ikimizi çeken şeyin ne olduğunu anlamış değilim." diyerek başlaya mısralar içinde arayışını hissediyor insan. "şimdlik benim ol. bensiz değil ama benimle ol." diyor bir başka mısrada, birlikteliğin yüzüne bakarak. Ama sonra bir isyan cümlesinde " hala bilmiyorum; sen sevmeyi nasıl unutun." diyor. Ama sevdiğin kollarındaki ratatlık için " sana sarıldığımda ölümdekikadar rahatım." haykırışı var.

View all my reviews

25 Ekim 2021 Pazartesi

Review: Zacharius Usta

Zacharius Usta Zacharius Usta by Jules Verne
My rating: 5 of 5 stars

Küçüklüğümün, hayallerimin, ufkumun ucundaki sonsuzluğa gitmem gerektiğini gösteren hikayelerin yazarından bir başka kitap daha.

Mekaniğin yaşam buduğu, bir zembereteki o potansiyel enerjinin ömre döndüğü dünyada becerikli bir ustanın her saatin ardında ruhundda bir parça bırakarak başladığı macerasında ölümsüzlüğü arayışını anlatan güzel bir öykü.

Avrupa'nın ortasındaki bu hikayede, her saat durunca insanın kalbinde ufak bir kayıp olduğu, yaptığı her saate ruhundan bir parça bıakan Zacharius Ustanın ise sona yaklaştığını hisediyoruz. O da yaşadığı her bayılma atağında bunu net bir şekilde anlıyor. Ama o kaybın temelinde saatler değil, insanın içinde başarı ile meydana gelen yenilmezlik hissi ve üstünlük duygusu gelmektedir.

Sonsuzluk uğruna yok olan bir ruhun güzel bir hikayesi...

View all my reviews

6 Ağustos 2021 Cuma

Review: Dizboyu Papatyalar

Dizboyu Papatyalar Dizboyu Papatyalar by Tomris Uyar
My rating: 4 of 5 stars

2003 yılında gözünü dünyaya kapatmış, edebiyatımızın önemli kalemlerinden birisinin dilinden dökülüp, bir kağıt üzerinde simgeleşen kitaplardan birisi daha.

Farklı notalarda, günlük hayatın içinde akıcı öyküleri mevcut. Kimisinin bir hizmetçi, kimisinin arayışı, toplum normları içinde var olma tutkusunun akıcı geçişleri ile irintili öğleri izlerken, bir yandan da kişilerin durumlarını, yüzlerindeki ve ruhlarındaki duyguların geçişlerini betimlemeyi başarmıştı yazar.

62 yıllık hayatı içerisinde bir çok eser bırakmış, edebiyatın farklı bir boyutu olan Turgut Uyar ile hayatını birleştirmiş bir yazarın güzel bir kitabı...

View all my reviews

11 Temmuz 2021 Pazar

Review: Kontrbas

Kontrbas Kontrbas by Patrick Süskind
My rating: 3 of 5 stars

Uzun zaman sonra ortalama bulduğum bir kitabın tadına bakmış oldum. Aslında yazınları ile temelde güzel eserler veren yazar bu sefer ortaya çıkardığı monogamik yaklaşımda afallamış gibi.

Kitabın genelinde; eğitimli olduğunu düşünen ve bunu mini bilgi yığını ile çevresine aktarmaya özen gösteren bir orkestra sanatçısı mevcut. Ancak varlığını idame ettirirken yokluğu ile varlığı arasında bir dengesizlik mevcut. Dedikodu misali geçen hayatında, yaşadığı iç çekişmeleri bize aktarırken yine bir dedikodu dinliyor gibiyiz.
Bir mahalle maçında sona kalan çocuk gibi, seçilmek yerine "kalmak" durumunun esintisi vuruyor sayfalar arasında.

Kendi iç savaşı sırasında psikolojik bir analiz havası olduğuna inansada, bu analizi öncelike yaşamın en alt katmanını geçmek ile başlaması gerekir. Bu sefer kelimeler monogamik çağrışımlar içerirsinde kaybolmuştu. İki paragraf içerisinde dişe değer düşünce akımı yakalama şansına eriştim. Ancak bu döngü içerisinde, daha önceki eserlerindeki o kesitsel yaklaşımlardan uzak olması ve bir devinim yakalayamaması çok üzdü. Oysa hikayenın hem tarihi sanatçılar ile hemde Hitler üzerinden çok güzel dönebileceği noktalar mevcuttu.


View all my reviews

27 Aralık 2020 Pazar

Review: Sevgi Masalı

My rating: 4 of 5 stars

Eski günlerden kalma 2 masalı anlatan hoş bir kitap.

Diyarın birinde daha çocukluktan kendini diğer insanlardan üstün gören birisinin büyürken dünyadan kopuşunu izliyor insan önce. Sonra o ego içinde ona değer veren birisini kaybedişini.
Kaybettiği o kişinin kendi hayatında yaşadıklarına dönüyor kamera, işte orada paylaşamayı görüyor insan. En kalın demiri kesebilecek kadar ince nezaketli olmayı, dünyadaki Laleler yok olmasın diye son tohumuna kadar kendini salmayı, bir güvercin olup uçmayı, bir at olup koşmayı, özgür olup aramayı öğreniyor insan.

Kendisine değen parmakların sahibini bile yok eden bir egonun adım adım eriyip, aynada kendini göstererek düzelmesinii izletiyor.

Samed Behrengi; İran asıllı Azeri öykü yazarı, şah yönetimi döneminde masal ve hikayeleri ile yönetime karşı koyan yazar 28 yaşında şüpheli şekilde Aras nehrinde ölü olarak bulunmuştur.


View all my reviews

16 Mayıs 2019 Perşembe

Review: Deli

Deli Deli by Kahlil Gibran
My rating: 5 of 5 stars

Tapınaklar ve diyarlar içinde var olan bilge ve din adamlarının dünya görüşlerini sorgulamak için adımlar atan bir kitap.

Delilik, çağdan çağa daha derin nitelikler kazansada temelde tek soruya delalet gelen bir akımın sonucu oldu: Dünya'ya neden geldik?

Kahlil Gibran, bu kitabında yine farklı kısa hikaye ve anektodlar içeren anlatımı kullanıp bu soruyu irdelemiş. Kimi zaman doğuştan kör bir gökbilimcinin abes hayallerini taşıdığı göğsü, kimi zaman günahlardan korktuğu için bir gözü ile bir kolunu vermiş bir kabilenin içinde gezen seyyahın korkusu oldu bu düşünceler.

Ama bir gemi ile gelen, sonra düşüncelerin paylaşıldığı sohbetlerin içinde ilerleyen Ermiş insanın ardına, varlığını karnalıklardaki sırrı çıkartmak için geçiren Deli birisi ile karşımızda.

View all my reviews