Bu Blogda Ara

Translate

adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
adam etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Haziran 2022 Çarşamba

Review: Görünmez Adam

Görünmez Adam

Görünmez Adam by H.G. Wells
My rating: 5 of 5 stars

Bilimkurgu alanında farklı bir tadı olan kitap ve o tadı diğer kitaplarına da bulaştırmış bir yazar ile geçirilmiş güzel bir vakit olarak nitelendirilebilir bu kitap.

Jules Verne gibi birisinden hayal dünyamızı geliştiren kitaplar okuyarak bir dönem geçirdikten sonra, bunun üstüne modern bilim eğitimini almış kişilerin okurken içindeki derinlikte kaybolacağı özellikler içeren güzel bir kitap. Görünmezliğin anlatımı sırasında, "cidden bu böyle" diyerek gidiyorsun. Sonra bir yerde "evet bunu yapınca saydamlık oluyor" derken, bu adam o dönemin bir simyacısının anılarını anlatmış diyorsun.

Her bölümünde farklı bir durum olan kitapta bir de psikolojik yön var. Bilimsel olarak görünmezliği elde etmiş bir birey için, dünyadaki gücü ve o güç zehirlenmesinin meydana getireceği değişim nedir? Başta en ufak bir zarar verme isteği olmayan bir bilim insanının, korku imparatoru olma güdüsünü tetikleyen ve içgörüsündeki o kaybı/değişimi sağlayan olay nedir?

Güzel soruların eseri bir kitap.


View all my reviews

2 Temmuz 2018 Pazartesi

#TekSöz 3: Tek Eşlilik


 Farklı bir kitabın satırlarından yaklaşmak istiyorum konuya, Adam Philips tarafından kaleme alınmış olan, Tek Eşlilik kitabının satırları arasında dikkati çeken bir çok aforizma var. Bunlardan bir tanesi ise;

Tek eşlilik yanında daime sadakatsizliği getirir, bir ihtimal olarak olsa da.

17 Eylül 2016 Cumartesi

Hayat ve Eğitim Bağlantısı

Bazı noktalarının içinde bulunduğum, bulunurken bir o kadar mutlu olduğum bir sistemden bahsetmek istiyorum. Aynı zaman bu sistemin kurucularından birisinin de konuşmasını dinlemeniz için yazımın sonuna ekleyeceğim.

Hayatımın uzun bir dönemini ( iki ayak üstünde tam kontrolü kazandığım günden beri) okul ve eğitim ile ilişki içerisindeyim. Bu eğitim bana başta okuma yazma öğretmeyi amaçladı. Buraya kadar olması gerektiğine inandığım eğitim idi. Zamanla, matematik dediler, tarih, coğrafya falan dersler çoğaldı.
Bugün bir tıp fakültesinin son sınıfına gelmiş bulunmaktayım. Sistemi eleştireceğim bu yazıda ama farklı bir noktasını eleştireceğim.

Kendimi bildim bileli icra etmek istediğim meslek: "Bililmadamlığı" idi. Bunun için de yapmam gereken şeyi araştırdım. Sonuç; eğitim sisteminden kurtulmak oldu. Biraz daha kağıt kalemi eline alıp önce ateşi yeniden bularak başlamak anlamına geldi.

Eğitim sistemi bana destek oldu, aynı yardımcı ders kitabı gibi. Yeri geldi, çarpmayı kullandım, yeri geldi trigonometriyi. Ama hayal gücüm ile bunları birleştirince başarılı olduğuma inandım. Örneğim evde bir askı yapacağım, çünkü oraya bir çuval asıp üstüne bir şey çalışmam gerekli. Açılar, uzunluklar vs, vs... Her şeyi okulda öğrendiğim şeyle çözdüm. Ama asla onu orada kullanmam gerektiğini öğreten olmadı.

Dönemimizin getirdiği bir bakış açısı: oyun oynamak yerine oyuncakla oynamaya başlamak gerekli.

Aşağıdaki videoda, kurallarını bizim koyduğumuz bir dünyada, aldığımız eğitimi cisimlere aktarabilecek bir hayal gücümüze kavuşmamızı sağlar.

Bir ünlünün dediği gibi, herkes legolarla dünyasını kurmalı...