Bu Blogda Ara

Translate

tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tarih etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Şubat 2026 Cumartesi

Review: Kavim

Kavim Kavim by Ahmet Ümit
My rating: 5 of 5 stars

Farklı bir dokusu ile serinin içinde şu ana kadar en çok beğendiğim kitap oldu. İstanbul'un kuruluşundan itibaren tüm tarihi dokusuna atıf ile ilerleyen ve günümüz koşulları ile ilişkisini en derin şekilde gösteren bu kitap içinde Komiser Nevzat'ın olayı çözümleme şekli sadece bir polisiye süreç değil aynı zamanda psikolojik bir yıkım ya da savaşı göstermektedir.

Sürecin en başından itibaren hiç beklenmedik sonuçlara ulaştıran Ahmet Ümit bu kitapta da tadı damakta kalan bir anlatım göstermiş. Kitabın ardından hala gözümde geçen olaylar mevcut ve bu olaylar bir dizi sahnesi şeklinde ilerlemekte...

Hiç bir cinayetin kabul edilemeyeceğini savunan ben, bu kitap içinde K. Nevzat gibi ikilemde kaldım, çözümün en derin yerinde psikolojik bir ikilemde kalmak, hele ki bu acıları tatmış birisinin de aynı süreçteki kararları ile bir başkasının kararları arasındaki farkın karşılaştırılması ayrı bir tat katmaktadır. Okuyucusuna ayırdığı her saniye ile, okuduğu her kelime ile tadı damakta kalacaktır.

View all my reviews

Bu kitaptan kendime notlar:
  • Bizantion: İstanbul'un kent olarak kurulduğundaki ismi, MÖ 667 olarak görülüyor. Kral Bizas tarafından kuruldu.
  • Justinianus: 527 ile 565 yılları arasında yaşamış bir Bizans İmparatorudur, Doğu Roma üzerinden İstanbul'un önemini arttıran kişidir.

3 Temmuz 2021 Cumartesi

Yaşayan Kelimeleri Öğrenme Sanatı: Etimoloji


 Dillerin yaşayan düzenleri içinde var oluyor her şey. Bir dili konuşmak için bir çok kelime öğreniyoruz. Basit tanımlar ile araştırma yapınca (yani açıp google a yazınca), B2 düzeyinde bir konuşma için 4000 kelimelik bir ortalamadan bahsediyorlar. Bir ülkede yaşamak, ufak bir seyehati güvenli şekilde gerçekleştirmek için ideal kelime sayısı bu olabilir.

20 binli rakamlar ile yaşıyor iseniz, o dilde bir anadil edası olabilir. C2 seviyesini geçmiş olursunuz sanırım. (Bu konuda en son uzman görüşü verecek insan benim)

Benim varmak istediğim nokta sayılardan önceki nokta, kelimelerin hikayesi yani etimoloji. 

 

2 Haziran 2016 Perşembe

Türkiye ve Değer Algılar 3

Ülkemizde "İnsan Hakları" ve insanların birbirine saygısı üstüne bir kaç örnek veriyor çalışma aynı zamanda:

En basit yorumu ile aslında yıllar içinde gösterilen değerin arttığı ortadadır. Ancak bunun nedenini de sorgulamak gereklidir. 2001 yılından günümüze geldikçe artan iletişim ağı, halkın bilinçlenmesi, kullanılan savunma yöntemlerinde artış ve Avrupa İnsan Hakları komisyonlarına uzanan bir çitada ilerlemenin ortaya koyduğu bir sonuçta olabilir.

Ülkemizde "Saygı" önemli bir konu haline gelmektedir. Bunun bir yönü olan çevreye karşı hoşgörü ile ilgili olarak "Komşunuz olarak kimi istemezsiniz?" şeklinde bir soruya cevaplar ise:

Yukarıdaki grafiğe bakınca cinsel ayrımcılığın hala bir korku olduğunu, ancak siyasi görüş konusunda bir hoş görü doğduğunu savunabiliriz. Zaman insnalar arasında ırk, dil, cinsel istek, memleket durumu üstünde farklılık oluşturamasa da siyasi görüşleri üstünde oluşturabilmiş.

Bu grafik aslında ülkemizin geçmişi ile bugünü arasında farklılık göstermektedir. Ülkemiz uğrunda canını feda eden dedelerimiz tarafından kuruldu. Bu kişiler evleri, komşuları, mahalleleri, vatanları için savaştılar ve birlik içinde bir zafer kazandılar. O dönemden günümüze çok büyük bir yol aldık. Bu süreç içerisinde ülkesi için yaşayan insanların sayısı gitgide arttı. Ancak şu anda bir gerçek var, yukarıdaki grafik de göstermektedir ki son dönemde bu inanç gitgide düşmektedir. Buradaki birlik ve beraberlik durumunu yıkan ve bireyselleşmeyi yanlış yorumlatan konu üstünde de düşünmek gerektiğini göz ardı etmemeliyiz.


1. yazı: http://zortuk.blogspot.com.tr/2016/05/turkiye-ve-deger-alglar-1.html
2. yazı: http://zortuk.blogspot.com/2016/05/turkiye-ve-deger-alglar-2.html

Kaynak: http://www.bahcesehir.edu.tr/icerik/1725-turkiye-degerler-atlasi-2012-yayinlandi

24 Mayıs 2016 Salı

Kahve Deneyimleri

İnsanların en çok tükettiği sıvılar arasında gelen ve benim en büyük zevkim olan kahveden söz etmek istiyorum bu sefer. 

Çok çok eskilerde Habeşistan'dan dünyaya yayılmış olan, o dönemde sadece suda büyük partiküllerle ısıtılan ve servis edilen içecek zamanla daha ince çekim ve farklı pişirme teknikleri ile yapılmaya başlandı.

Dönenceler arasında yetişen güzel birer yeşillik olan kahve, yüksekliği, toprağın yapısı, beslenmesi ve hasadından sonraki işlemleri ile tadına kavuşur. Sonrasında usta ellerde kavrulan ve doğru şekilde çekilen kahvenin, sevilen yöntemle doğru bir şekilde pişirilmesi ya da demlenmesi gerekir. Ha bu da yetmez bir de bunun yanı sıra içmeyi de bilmek gerekli.


Dalında bir kabuklu meyve olan kahve, toplandıktan sonra gün ışığıda kurutulur ve kabuğundan ayrılarak çekirdekleri elde edilir. 


Temelde iki farklı çekirdeği düşünerek yola çıkabiliriz; arabika ve robusta çekirdekleri. İlk olarak arabikayı düşünecek olursak 800-2000 metre yükseklikte yetişirler. Robusta ise daha alçak düzeyde 0-600 metre arasında yetişir. Bu yükseklik farkları doğal olarak tatlarına ve aromalarına etki etmektedir. ,

Piyasada çok fazla çekirdek ve bu çekirdeklerin özelliklerinden bahseden site var. Bunun yanı sıra nesil nesil kahveciler ve bunların pişirme teknikleri var. Ben ise klasik bir tadımcı olarak yeni nesil kahvecilerin mentalitesini seviyorum, 2. nesil kahvecilerin yapısını. Güzel kahveyi güzel bir yerde keyif alırken içmek en güzelidir benim için. Bunun için de sadece kendime ait bilgileri paylaşacağım.


Tabi bütün bunlara girmeden önce klasik bir kaç yönünden bahsetmek istiyorum kahvelerin:

İçeriği; temelde kafein aklımıza gelir bu noktada. Kafein doğal alkoloiddir. Doğada kakaonun içerisinde bulunur. İnsan beyni üstünde uyarıcı etkisi mevcuttur. Bu etki, uyanıklık, kalp hızında çarpıntıya varan artış, terleme, titreme, sinirlilik düzeyine çıkabilir. Her madde gibi bunun da insan bedeninde toksik olma olasılığı mevcut ve bu düzeye gelince ölümcül etkileri de ortaya çıkabilir. Genellikle 30 bardak filtre kahvenin bu düzeye getirebileceğini söylemektedirler.
Ürün Kafein her 100 ml

Kahve(Filtre) 60 mg
Kahve (kuru) 42 mg
Çay 28 mg
Kola 13 mg
Bazı noktalardan bakarsak, temelde tükettiğimiz ürünlerin kafein miktarları yukarıdaki gibidir.
Kafeinle ilgili atlanmaması gereken özelliklerden birisi de diüretik etkisidir; yandaki şekilde görüldüğü gibi.
Bu etkinin önemli sonucu biz insanların zaten az tükettiği suyu daha da azaltarak vücuttaki su oranını düşürmektedir. Bu konuda da dikkatli olunmasını öneririm.
Bundan sonraki yazılarımda kahve çekirdekleri ve öğütme, kahve türleri ve kahve kabuğundan çay konularında paylaşımlarım olacaktır.